24 Haziran 2009 Çarşamba

İlk Hafta İzlenimleri

Her ne işde çalışırsanız çalışın haftanın son gününe ulaşmanın verdiği dayanılmaz hafiflik gerçekten paha biçilemez. Evet, ilk haftamı tamamlıyorum Başarsoft'da. Teknik anlamdaki ilerlemeden memnun olduğumu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. İlk haftanın sonunda MapInfo ve MapXtreme'in yanında önceki java bilgimizi tazeleme olanağı da bulduk. Onlarca MapXtreme+ Java örneği incelememizin yanında, kendi ilk yazılımımız olna, ve şu an enteresan bir şekilde sadece Düzce'ye zum yapan, "Tüm yollar Düzce'ye" mottosunu verdiğimiz programımızı da yazdık.

Ofis hayatına ve ofis soğukluğuna alışmak zor. Dün itibariyle bizden asıl sorumlu olan Alper abinin ofise gelmesiyle ortam baya bi ısındı. Erkek mühendisler arasında yarım saat içinde başlayan "dondurma yalama" esprileriyle donanmış muhabbet bir halısaha maçıyla son buldu. Evet, muhtemelen yakın bir zamanda ofisdekilerle halısaha maçı yapıcaz. Maçın ardından ofis hayatı bizim için elbet çok daha farklı olucaktır.

Neyse,

Ofisdekilerden bahsetmek istiyorum biraz.

İsmini bilmediğim hemen yanımızdaki abi;
Enteresan bir adam, bi defa sürekli msn'i açık, acayip deli muhabbet yapıyo birileriyle, değişik değişik yazı stilleri falan enteresanımıza gitti. Zayıf bi adam olmasına rağmen sabah poaça getiren adamların fanboy'u olmuş durumda adeta. Halısaha maçında kanat oynar o kesin, görür gibiyim koşuşunu. Geçenlerde böyle sakallı makallı heriflerle bişiler konuşuyodu. Adamlara da kek ısmarladı :D

Onun karşısında oturan bugün İzmirli olduğunu öğrendiğim abi;
Hafif bir kirli sakalı ve ondan çok daha ağır bir yeri var şirkette. Mühendis olduğüu her halinden belli, yaptığı işten de belli ki anlıyo, nitekim böyle ayrı odası olan adamlar falan, bu abiden bişiler yapmasını ancak rica edebiliyo, 5 günün 3 ünde yoktu, ondan çok yorum yapamıyorum.

Onun yanındaki, kral adam Serdar abi;

Kırmızı tişörtü inanılmaz sempatik gülümsemesiyle muhteşem mühendis. .NET le uğraşıyo, aslında çok fazla koda girmiyo gibi. Bilgisayarıyla takılmakta, güzel işler yaptığından kimse bişiy de diyemiyor. Geçen gün dondurma yalama esprisiyle yardı hepimizi, bak hala gülüyorum :)

Serdar abinin yanındaki sarı saçlı teyzemsi abla;

Aslında böyle sanki şirket sunumlarında hoş görünümlü bi bayan bulunmalı kuralından mütevellit burda gibi. Ama onun dışında kendisini de geliştirmiş gibi. En azından eğitim alanında iş yaptığı ortada. Bi de galiba MapInfo'yu da o türkçeleştirmiş. Eline sağlık. Öğlen yemeklerinde falan tabakları o dolduruyo, böyle bi ev hanımı tribi var, öyle işte.

Kısa boylu şişman takım elbiseli karizmatik abi,

Aslında bu adam kendini anlatmış oldu şu an. Sürekli böyle bi telefon görüşmeleri falan. İnsanları oyalamak üzerine özel bir yeteneği var gibi. Bi işe yaramıyo sanki bu iş dışında, ama deli trip atar sanki koltuğuna minder koymuş, bi de sırtlık var :) rahatına düşkün diyebiliriz.

Topsakallı uzun boylu kel abi,

Ofisin tartışmasız en şık adamı, böyle hem o telefonlara falan bakıyo, hem de kendi laptopunda bi işlerle uğraşıyo. Sunumlara falan da gittiği kesin gibi. Eğitimle ilgileniyo olabilitesi yüksek.

Şişman uzun saçlı, sakal bırakmaya çalışan abi,

Fasülyeyi yoğurtla yediği andan itibaren saygımı kazandı benim. Binbir cins renk gömlek giyiyo, konuşması acayip Ankaralı sonra. Hoş bi adam, bi kez Alper abi böyle bize ufak çaplı bir eğitim verirken çok nefis ahkam kesmişti, ama güzel oldu bi sürü şey öğrendik adamdan. Yemek masası onsuz olmaz gibi.

Onların hemen karşısında oturan asabi, şık, jöleli abi;

Bu adam sinirli olduğundan sürekli önce bi kıl olmuştum. Ama sonradan sonraya bakınca tek derdinin ofisdeki laubalilik olduğunu görür gibi oldum. Sanki burda çalışmamalı sanki böyle çok uluslu şirketlerden birinde olmalı gibi. O da çok şık, sessiz sedasız işini yapıyo, takdir.

Kel, bıyıklı, enerjik, bağırmalı abi,

Baştan söyliyim sevmedik bu adamı, nedir ne değildir bilmiyoruz, ama herkes korkuyo. Hani patron falansa eğer harbiden çok tırt bir durum var, o yüzden öyle olmadığını düşünüyorum. Ama nasıl bu kadar güçlü olabilir, millete emirler falan veriyo, zaten yüksek sesli konuşuyo, böyle bir hareketli aşırı, rahatsız edici bulduk çok. Azalarak bitsin.

Arkamızdaki ofisdeki tiz sesli yetkili abi;

Nedir ne değildir bilmiyoruz. Yani gelip o tip tiz sesiyle milletten bişiyler rica edip duruyo. Ama yetkili olduğu kesin, az önce bize "stajyerlerim facebook'a falan girmeyin öyle çok sık yerim" falan gibisinden bişiy dedi. Ulan gün boyu belki bir iki kez en fazla girmişizdir. Zaten yusufyusufuz, artı ofisde en çok işine bakanın biz olduğumuzu da rahatlıkla söyleyebilirim. Ne demeye böyle bişi dedi, otorite çünkü, acayip korktuk şimdi ona nası da saygı duyarız. Sevmiyorum böyle adamları, evet.

Veeee... Alper Abi;

Tartışmasız ofisin en bomba insanı, kıyafetleri falan bile nasıl kalıplara bağlı kalmadığını gösteriyo, bize inanıyo güveniyo. Bu çok güzel bir duygu. Burak'la onun yüzünü kara çıkartmamaya da çalışıcaz, çalışıyoruz da. Bizimle birlikte iş yapmak istemesi çok güzel. Artı muhabbeti de inanılmaz keyifli, ofise uğradığı zamanlarda ofisin bütün havası değişiyor.

Böyle işte ufak çaplı özeti ofisin, bayraktar center'dan bütün ankara görünmüyo, ama görünüyo diyebilmek isterdim. baya bi kısmını görüyorum çünkü. Burda insanların acayip bir düzeni var, kimse etliye sütlüye karışmıyo ama bi yandan da bir reklam tripleri mevcut. İlk haftanın sonunda, akademisyenlik ve özel sektör konusundaki seçimimde sanırım akademisyenlik önde gidiyor.

Plazalarda hava enteresan, ütüsü olmayan, buralara pek yakışmıyor.

3 yorum:

Mehmet dedi ki...

Şirketimizi çok iyi gözlemlemişsin, özellikle kişilik çözümlemelerini okurken yarıldım gülmekten.
Sanırım; beni, hakkımda yorum yapabilecek kadar görme şansın olsaydı; Aşağı katta ne iş yaptığını anlayamadığım top sakallı abi derdin :)
işin ilginç yanı ben de orada ne yaptığımı henüz tam olarak anlamış değilim.
Keşke bir öğrenci gözü ile 2 aylık bir süreçte fark ettiğin eksiklikleri şirket yöneticileri de görebilse.

Çalışmalarında başarılar..

metinalifeyyaz dedi ki...

bob marley çalan kim ya. bizim şirkette öle biri varsa tanışmak isterim. vallahi ben çalmadım yahu.

angelnightus dedi ki...

Selamlar,
Öncelikle yazdıklarına oldukça eğlenceli ama yetersiz olmakla birlikte bir o kadar da ilginç. Neden ilginç bir kaç haftada tespit edebildiğin pek çok durumu nedendir bilinmez şirket yönetimi aynı objektiflikle fark edemiyor. Bu arada bu da kim çıkaramadım dersen sanırım ben senin tabirinle "sarı saçlı teyzemsi abla oluyorum" :)Sana iş hayatıyla ilgili ufak bir tavsiye gerçi Microsoft gibi bir yere adım atma şansını yakalamışsın devamını dilerim ama her günün staj yaptığınızda eğlendiğiniz kadar iyi olmayacak maalesef ve bazı zamanlar iki sohpet çevirecek adam bulamadığında kulaklığını takıp müzik dinleyemeyi tercih edeceksin. Bu arada o kısa süren Bob Marley ziyafetini benim sayemde yaşamıştınız, şirket sunumlarında boy göstermek dışında iyi bi müzik zevkim vardır tabi anlayana :)
Sana hayatta başarılar umarım yazdıkların kadar eğlenceli bir hayatın olur...